17 Mart 2020 Salı

BİLENLER GELSİN

BİLENLER GELSİN

Güle şiir yazmış bizim ozanlar
Varlığı yokluğu bilenler gelsin
Bala tuz katıp da gizi bozanlar
Dalgasız deryaya salanlar gelsin

Karlar erir ırmak olur akışır
Irmak ırmak ummanlarda çakışır
Ölümlü can toprak olur sıkışır
Nefsinin elinde gülenler  gelsin

Kafalar karışık içlerde acı
Sıkıntı var iken atıyor tacı
Toplumun derdine olmuş yabancı
Yunusun aşkına dalanlar gelsin

Kapılmıştır kimi aşkın hırsına
Katılıyor gün gün usta kursuna
Diyecek yok havasına forsuna
Gönlün kabesine dolanlar gelsin

Güllere bulaştı şuursuz kanlar
Olmayan aşkına sözle tapanlar
Köroğlu türküsü kulakta çınlar
Gerçek aşkta yönü bulanlar gelsin

Gündelik aşklarla çıkıyor olay
Yoksulluğu unutup çekerken halay
Sözler sırrı bekler kültürü kalay
Gönül gözyaşını silenler gelsin

Çoban Çeşme yüreğine gam gelir
Ariflerle sevdasına dem gelir
Gerçek olmayanlar ona ham gelir
Birce beraberce gülenler gelsin.


7 Mart 2020 Cumartesi

SARDI GİDİYOR

İnsan olmak yaşamanın temeli
Etiket merakı aldı gidiyor
Kimisinin kökten bozuk emeli
Fitneyi fesatla kardı gidiyor

Öğrenmiş sanırken olmuş yel duman
Yozlaşmış benliği vermiyor aman
Eline bir fırsat geçtiği zaman
Hileyi hileye sardı gidiyor

Dinin birdi imanın bir akıl bir
Boyunu aşıyor dilinde kibir
Bozuldu tavırlar elinde cebir
Yüreğe yangını verdi gidiyor

Baksana göklere baksana aya
Damla birleşince dönüşür çaya
İbretler almadan girip havaya
Dünyaya kötüyü serdi gidiyor

Akılla irfanla bulursun yönü
Görmeden yoksulluk bilmezsin dünü
Duygu yürektedir yenilmez gönü
Dünyalık malını derdi gidiyor

Çoban Çeşme sanmayın ki bir deli
İnsan sandı nice aklı evveli
Kimi hoca kimi şeyhtir kimi de veli!
İnsanı insana kurdu gidiyor


TAVŞANLI

Akkın akar ovasında suları
Gönülden gönüle koşar Tavşanlı
Toprağında yatar veli kulları
Gayret kuşağında coşar Tavşanlı

Özlemi içinde geriye kalmaz
Düşleri güzeldir kötüye dalmaz
Tarihe göz atsam sayfalar almaz
Asırdan asıra taşar Tavşanlı

Çeyiz sandığına bakarsak hele
Gel sen aşkını sor öten bülbüle
Bu vatan toprağı gelirse dile
Çağlardan çağlara aşar Tavşanlı

Eylülün üçüdür kurtuluş günü
İstiklâl yolunda yükselir ünü
Oğuz boylarından Kayı'dır geni
Tarihin özünde pişer Tavşanlı

Kızılçam karaçam ormanı dağı
Türk'tür özü tütecektir ocağı
Bir toprak ki sanki ana kucağı
Egede kuzeye düşer Tavşanlı

Kütahya ilinde parlayan yıldız
Duruşu bir başka  sanırsın genç kız
Gönlümün can evi kanımdaki hız
Özden olmayanı boşar Tavşanlı

Minareler yüksek kuran yerinde
Leblebi kırk çeşit tadı terinde
Dolaşsam peşinde yansam harında
Sevinci gönlünde yaşar Tavşanlı

Sırma saçlı gelin dağı ovası
Misler gibi kokar temiz havası
Cennetten bir köşe huzur yuvası
Sevdayı sevdayla kuşar Tavşanlı

Yaylacık'tan gelir yağmur kokusu
Ay yıldızlı bayrak gönül dokusu
Adı yüreklerin altın takısı
Cevher toprağında eşer Tavşanlı

Çoban Çeşme öz yurdunda bir candır
Gök kubbe altında ilçem vatandır
Albayrağım gönüllerde yatandır
İhanet edene şaşar Tavşanlı

29 Şubat 2020 Cumartesi

SOR SEN İNŞALLAH

SOR SEN İNŞALLAH

Gökyüzü ağladı yağmur ağladı
Milletime sabır ver sen inşallah
Kalleşçe kurşunlar yürek dağladı
Şeytanca duruşu dür sen inşallah!

Rabbim pençe vursun yüreğin söksün
Gözlerin kör olsun dillerin çeksin
Boyların devrilsin zindanlar çöksün
Virüsler bulaşsın gör sen inşallah!

Fırat etrafını şerre buladın
İblisin ta kendi eseddir adın
İnsanlığı vurdun sönsün muradın
Dertlerini bize sor sen inşallah!

Dünya dümenini sansan elinde
Kendin boğulursun kendi selinde
Uyuzun hortlasın çıksın kelinde
Kendi carmıhını ger sen insallah!

Şanlı ordum ayrılmadı özünden
Vazgeçmedi adam gibi sözünden
Şehidime yaş dökersem gözümden
Korku ateşinde dur sen inşallah!

Çoban Çesmesi'nden beddua alma
Itini puştunu yurduma salma
Gerçeği unutup düşlere dalma
Azabında kavrul  zor sen inşallah!

22 Şubat 2020 Cumartesi

YÖRÜK

Varlığın olmasa senin cihanda
Tütmezdi ocaklar sönerdi Yörük
Yörüdün üç kıta Anadolu da
Sürünün ardında dönerdi Yörük

Yük olmak değildir yük almak işi
Töresi önemli haktır gidişi
Saygı sadakati değer bilişi
Göklerden yerlere inerdi Yörük

Vatansever kanaatkar hem dindar
Obanın içinde kadındır önder
Yasak yoldan rızık bilir ki mundar
İyiyi güzeli önerdi Yörük

Sisteme uyumlu yasaya saygı
Toplumun içinde yaratmaz kaygı
Düğünde bayramda serilir yaygı
Asilce atlara binerdi Yörük

Keçinin peyniri koyun yoğurdu
Hayme Ana Osmanlıyı doğurdu
Kılı yünü iğler ile eğirdi
Zorluğu sabırla banardı Yörük

Erişir yükseğe başarır zoru
Kuşlar tüneğinde bulur huzuru
Üretir her daim bilmez hazırı
Dostluğu gönülden sunardı Yörük

Organik üretti organik yedi
Yurdu yurt belledi vatanım dedi
Keşkek sıkma bükme aşa ekledi
Ayranı içince kanardı Yörük

Gezdiği yerlerde pakçadır izi
Üç kıta kosturdu çekmedi sızı
Oğuzdan başlıyor yigidi kızı
Şahlanıp tarihi anardı Yörük

Ger keçi gök meşe bir kara çalı
Dolaştı dağları edindi malı
Yaşamı gerçektir yoktur masalı
Eğriyi doğruyu sınardı Yörük

Çoban Çeşme gel uzatma sen sözü
Yaylada pişmiştir yörüğün özü
Yufka kokmalıdır dağların düzü
Yaylalar olmasa yanardı Yörük

10 Şubat 2020 Pazartesi

YIKILSIN ESAD


YIKILSIN ESAD

Onca şehit verdik uslanmadın mı
Boyların yıkılsın yıkılsın Esad
İşgalci güçlere yaslanmadınmı
Boyların yıkılsın yıkılsın Esad

Nice uğursuzu besledin baktın
Kanlara doymadın yürekler yaktın
Terörden yanaydın terörist çıktın
Evlerin yıkılsın yıkılsın Esad

Bir ölsek de bin dirilir çıkarız
Seller gibi güldür güldür akarız
Güvenme dayına seni yakarız
Kolların bükülsün bükülsün Esad

Bölgeyi kirlettin yaptın kapkara
Sehitlerim ölmez koysak mezara
İhlaslı yürekler düşmez zarara
Ellerin kırılsın kırılsın Esad

Mermiler yağsa da gökte karada
Ülkem erecektir er geç murada
Sonun gelecektir kalmaz sırada
Dişlerin dökülsün dökülsün Esad

Çoban Çeşme hınçla söyler sözünü
Öfkesi depreşti kesmez hızını
Aglattikca ana gelin kızını
Salların salınsın salınsın n Esad.




5 Şubat 2020 Çarşamba

KATLAN BU DERDE

KATLAN BU DERDE

Acılar peş peşe yürekler narda
İçimde ağır kış gönül zararda
Yarabbim bırakma dünyada darda
Gel gönül sabreyle katlan bu derde

Şubatın beşinde mevsim kış idi
Topyekun ülkemde gözler yaş idi
Ajanslarda giden canlar baş idi
Gel gönül sabreyle katlan bu derde

Onca beden karda yerde yatıyor
Kalp ritmim hızlandı küt küt atıyor
Görünmez kazalar canlar yakıyor
Gel gönül sabreyle katlan bu derde

Dertler sıralandı birken beş oldu
Karlar yuvarlandı canlar tuş oldu
Uçak parçalandı sanki taş oldu
Gel gönül sabreyle katlan bu derde

Topraktan oluştu canlı yapımız
İlahi emire açık kapımız
Dünyalık değiliz yoktur tapumuz
Gel gönül sabreyle katlan bu derde

Ateşler düşünce yeri yakmaz mı
Gönülden gönüle yollar çıkmaz mı
Duygu birleştikçe derdi yıkmaz mı
Gel gönül sabreyle katlan bu derde

Coban Çeşme içi dışı kış gibi
Dillerinde çığlık gözü yaş gibi
Pırpır eder gökte uçan kuş gibi
Gel gönül sabreyle katlan bu derde

....
....