24 Aralık 2012 Pazartesi

TOPRAK



Köyden köye aştım düşünce yola
İçimde sevdalar örüyor toprak
Umudu bağladım her yeşil dala
Tenini tenime sürüyor toprak.

Dilimde destanlar az gelir ona
Ekmektir lokmadır noksansız cana
Dönüşler mutlaktır topraktan hana
Yatağı döşeği seriyor toprak.

Allah'tan dileyen toprak dilesin
Ağaçlar diktikçe aşka gelesin
Giderse gelemez bunu bilesin
Rüzgârla yağmurla yürüyor toprak.

Dağ desem göl olup çıkar karşıma
Şiirde dil olur sevda marşıma
Bereket kattıkça gönül çarşıma
Sevdayı önlere seriyor toprak

Onda serpiliyor sümbülle suna
Gün olup girilir yakasız dona
Gelişim ondandır gidişat ona
Günahı ayıbı bürüyor toprak..

Kıyamet kopsa da fidan dikilsin
Tavını buldukça tohum ekilsin
Çevrenin pisliği ayrı çekilsin
Atıkla ilaçla çürüyor toprak.

Asırlar boyunca sürer bu dava
Kurusu yem olur yeşili hava
Vermese dolar mı ocakta tava
İnsanın aczini görüyor toprak.

Dökülür dilimden bir toprak lafı
Üstünde dolanır yaparım gafı
Çaresize vatan hem de en safı
İhanet edeni dürüyor toprak.

Kendine emrolan yoldan sapamaz
Açlığa kıtlığa gözü kapamaz
Onun yaptığını kimse yapamaz
Birini katlayıp veriyor toprak..

Çoban Çeşmesi’yim boyum ufacık
Toprak deyip lafı kesmem kısacık
Ona sahiplenen çekmez tasacık
Sıcağı soğuğu deriyor toprak

Halil Oral/Tavşanlı 26/5/2012

Hiç yorum yok: